Risksiz Bir Hamilelik İçin Yapmanız Gerekenler

Risksiz Bir Hamilelik İçin Yapmanız Gerekenler hakkında sizin için topladığımız bilgiler aşağıdaki gibidir. Risksiz Bir Hamilelik İçin Yapmanız Gerekenler yazısını sadece bilgi edinme amaçlı kullanınız ve sağlık sorunlarınız için vakit kaybetmeden doktorunuza ya da en yakın sağlık kuruluşuna başvurunuz.



Bu yazımız içerisinde risksiz bir hamilelik | gebelik için yapılması gerekenler, risksiz bir hamilelik | gebelik için nelere dikkat edilmeli konularında bilgiler bulabilirsiniz. 

Folik asit alın

Hamile kalmayı düşünen kadınlara, 1-1.5 ay önce folik asit desteği almaya başlamaları önerilir. Çünkü folik asit eksikliği, bebeğin omurgasının açık kalmasına ve ağır sakatlıklara neden olabilir. Bilimsel araştırmalar, koruyucu amaçlı verilen folik asitin sakatlık oranını azalttığını gösteriyor.

Çalışma şartlarınızı düzenleyin

Hamileliği riske sokacak olumsuzluklardan biri de, çalışan anne adaylarının iş yeri şartlarıdır. Anne, bebeğe zarar verecek gazlar ve alerji yapacak kimyasal maddelere temas ediyorsa çalıştığı ortamda enfeksiyon alma riski varsa, yüksek gerilim ve radyoaktiviteye maruz kalıyorsa, bu şartların hamilelik öncesi değiştirilmesi önerilir.

Sigarayı bırakın

Sigara içen kadınlara, hamilelik öncesi bu kötü alışkanlığa veda etmesi önerilir. Bırakmak mümkün olmuyorsa sayının minimuma indirilmesi tavsiye edilir. Sigara, düşük ve erken doğumu artırdığı gibi, gebelik boyunca kanamalara da neden olabilir.

Ne çok zayıf, ne de çok şişman olun

Anne adaylarının aşırı zayıf ya da şişman olmaması gerekir. Kilo fazlası anne adayında hamilelik şekeri riskini artırır, tansiyonu yükseltir. Öte yandan aşırı zayıf olmak da anne adayları için risk taşır. Bu risklerin başında, erken doğum ve düşük doğum ağırlığı gelir. Beden kitle indeksine (kilo bolü boy uzunluğunun cm. cinsinden karesi) göre, 27’nin üstü şişman; 18’in altı ise çok zayıf anlamına gelir.

Var olan hastalıklarınızı tedavi ettirin

Annenin geçmişe yönelik tansiyon, diyabet ya da tiroit hastalığı varsa dikkatli olması gerekir. Ayrıca anne adayının kan grubunun da bilinmesi gerekir. Anne ve babada Rh uyuşmazlığı (babanın Rh +, annenin Rh – kana sahip olması) bulunabilir. Bu durumun önceden bilinmesi ve hamilelikte kanama olduğunda ya da 28. haftada koruyucu aşı yapılması dünyaya gelecek bebeği korur.

Miyom ve kistlere dikkat edin

Rahimde miyom varsa, bu hamilelik sıklıkla büyür ve buna bağlı ağrılar oluşabilir. Erken doğum riskinin arttığı durumlar, bebeği kaybetmekle sonuçlanabilir. Yumurtalık kistleri ise gebelik sırasında dönerek burkulma veya çatlama gibi acil operasyon gerektiren durumlara yol açabilir. Bu nedenle miyom ve kistlerin gebelikten önce değerlendirilerek, riskli ise çıkarılması düşünülebilir.

18 yaş altı, 35 yaş üstü riskli oluyor

18 yaş altı ve 35 yaş üstü anneler riskli grupta yer alır. Erken yaşta gebeliklerde vücut hormonal yönden tam olarak olgunlaşmadığı, kemik yapısı gelişimini tamamlayamadığı için doğum kanalı darlıkları nedeniyle doğum güçlükleri ortaya çıkabilir. 18 yaş altı gebeliklerde gebelik toksikozu denilen tansiyon yükselmesi olabilir ve vücutta şişlikler daha sık görülür. 35 yaşından sonra ise kadınların yumurtlama fonksiyonları ile hücrelerin genetik şifreleri bozulabilir, kromozom anormallikleri ve sakat doğum riskleri artar.

Anemi ihtimalini araştırın

Derin anemi, bebeğin düşük kiloda ve erken doğmasına neden olur. Akdeniz anemisi ülkemizde yaygın olduğu için, annenin taşıyıcı olması durumunda babanın durumunun da mutlaka test edilmesi gerekir. Hem anne hem de baba Akdeniz anemisi taşıyıcısı ise bebeğin yaşamını tehdit eden, yaşam boyu takip edilmesi gereken “Derin anemisi” olan bir bebek doğurma riski olabilir. Bu nedenle evlenmeden önce eşlerin tam kan sayımı yaptırarak, anemisi olup olmadığının anlaşılması; eğer varsa Akdeniz anemisi ayırıcı tanısı için test yaptırması gerekir.

Hiç yorum yok